13 Ağustos 2010 Cuma

HAYDİ KIZLAR DIŞARIYA HAYATA




Güven " kitaplarım " dedi, gitti.
Hayal, Güven Ablasının peşinden, "çeyiz sandıkları çalışması yapacağız" diye gitti.Havva'cığım, yemeklerinin peşinden herkesten önce topukladı.
Güya biz kadınlar diğer kadınlarla bir araya gelip denenmemiş güzel şeyler yapacaktık.
Blog bana mı kaldı ne?


Neyse.
Gelelim konumuza.
Öyle bazı zamanlar vardır ki; kendimizi bir fanus içinde, daracık bir kutu içinde hatta bir deney tüpü içinde hissedebiliriz.
Kıpırdayamaz, rahatça nefes alamaz, sesimizi çıkaramaz gibi olumsuz, derin bir hisse kapılırız
Bu hissi, engellenmişlikle duyumsarız çoğunlukla.
Anlayışsız bir koca, pasif saldırgan bir kadın, yalaka bir müdür, şef ya da başkan, hödük bir patron, bizde bu engellenmişlik duygusunu yaratıyor galiba.
Özellikle kadınların daha çok yaşadığı bir duygu olmasına karşın, bu ağır sıkıntıyı çeken erkekler de epey bir sayıda olmalı.
Bizi bu dar yerlere hapseden durumu bir gözden geçirdiğimizde, şöyle bir tablo ile karşılaşıyor muyuz? Bir bakalım. Çünkü bu ağır bunalma durumu tek başına bir gösterimde bulunmuyor. Bunun kenarı, köşesi, darı genişi var sanki.
Aslında o kutunun ya da deney tüpünün dışında başka bir kutu oluşturacak biraz daha büyük bir kutu, biraz daha özelden çıkan bir engellenme. Sonra onu da aşan başka bir engellenme ve daha büyük bir kutu var mı?
Giderek özelden genele giden bir engellenme ve dardan genişe, çok sıkan, bunaltandan, etkisi daha az olan nefes almaya izin veren büyüklüğe ulaşan bir kutulama hissediliyor mu?
Sanırım öyle.
İşin başka boyutu da. Evdeki problem dışardaki problem ama biz yine de katlanıyoruz ve dişlerimizi sıka sıka, kalp çarpıntılarına razı ola ola hayatımızı sürdürüyoruz. Böyle mi yapıyoruz?
Bir mucize bekliyor muyuz?
Çünkü bize hayatı dar eden bu insanlara ne kadar kızsak da, göründüğü kadar nefret edilesi olmadığını derinlerimizden bir yerlerden biliyoruz sanırım.
Ama bir yandan da çabalayıp çabalayıp o kutuları parçalayamıyor, o deney tüplerini kırıp çıkamıyoruz işin içinden.
Her gün bu çıkmazla boğuşup işin içinden çıkamayan okumuş- okumamış kadınlardan mısınız?
Karşınıza çıkan bir çok yazı ya da nasihat; parçalayıp çıkmayı mı öneriyor?
Yapıp yapıp yine de kurtulamıyor musunuz?
Bu mucize sizde -çoğu insanda olduğu gibi - işlemiyor mu?
O halde bir de beni dinleyin.
Bir de bunu deneyin.
O sıkıntılı deney tüpünden, o dar kutudan bir adım geri gidin.
Yalnızca bir adım.
Onu çevreleyen engelleme ve daha büyük kutular dursun.
Siz sadece bir adım geri gidin.
Hareket kabiliyetini yeniden kazandığınız gibi içinizde uyanan bir güçle şaşırıyor bir ferah nefes alıyorsunuz.
Daha iddiasız daha sıradan bir teknik bu. O yüzden de işler.
Sonuçlarını okumak isterim


31 Aralık 2009 Perşembe

ELİMSENDE-Benim Haklarım Annemin Hakları Dünyamın Hakları. Güven Tunç


ELİMSENDE
BENİM HAKLARIM
ANNEMİN HAKLARI
DÜNYAMIN HAKLARI
Güven Tunç
Çocuklarımla Öğreniyoruz
Haklarımız
KİTAP
Birinci Basım
blog adresi
Umudun ve yaşamın bildirgesi.
Suyun, toprağın, havanın ve insanın bildirgesi.
Barış dolu bir hayatın bildirgesi.
İÇİNDEKİLER;

HAKLARIMIZ;
1.ÇOCUK HAKLARINA DAİR SÖZLEŞME-Biz Çocukların Hakları
2.İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ-Tüm İnsanların Hakları
3.KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ORTADAN KALDIRILMASI ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ-Annelerin, Teyzelerin, Ninelerin, Ablaların, Tüm Kadınların ve Kız Çocuklarının Hakları
4.ENGELLİ HAKLARI BİLDİRGESİ
5.BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TARAFINDAN HAZIRLANAN YAŞLI İLKELERİ-Ninelerin Dedelerin Hakları
6.YAYA HAKLARI BİLDİRGESİ
7.AVRUPA KENTLİ HAKLARI BİLDİRGESİ
8.HAYVAN HAKLARI BİLDİRGESİ
9.BİR KIZILDERİLİ AMCADAN MEKTUP
( Çevre bildirge ve anlaşmaları yerine kullanılmıştır
umudu ve çocukça hislerini kaybetmemiş insanlar için kitap.
Kitapla ilgili daha fazla bilgi edinmek isteyenler için;
http://elimsende-elimsende.blogspot.com
iletişim hayalerzincan@gmail.com


4 Ekim 2009 Pazar

İNSANIN KENDİ ELİNDEN TUTMASI

1.Nefes Terapisi - Dr. Cevdet Mirmahmutoğulları
http://www.dailymotion.com/video/x938oa_kanalturk-kabul-gunu-nefes-terapisi_lifestyle


Dr. Cevdet Mirmahmutoğulları http://www.dailymotion.com/video/x9s9mw_sivas-belediyesi-semineri-3_lifestyle?from=rss

video kürsüde başlıyor teknikte bitiyor. Biraz sabırla izlemek gerek

2.Nefes Tekniği- Nevşah Fidan Turan
http://www.nevsahfidan.com/100-mutluluk-nefesi.asp



3. Duygusal Özgürleşme Tekniği-EFT
Gülcan Arpacıoğlu
http://www.uzmantv.com/eft-nasil-yapilir


4.EFT'de setup nasıl yapılır
Dr. Bülent Uran
http://www.eft-turk.com/video/7/setup-nasil-yapilir


5.Fobiler için sinema tekniği
Dr. Bülent Uran
http://www.eft-turk.com/video/16/sinema-teknigi



6. Çakra temizliği-EFT ile
http://www.tapping.com/videos/chakra-clearing.html

24 Eylül 2009 Perşembe

HAYDİ KIZLAR DIŞARIYA, HAYATA - GÖNÜLLÜLÜK

1.Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı- ÇEKÜL-Özellikle çocuklarla oluşturulan çalışmalar çok keyifli. Ve daha katkıda bulunulacak nice alan tanımlamışlar...
http://www.cekulvakfi.org.tr/icerik/icerik.asp?sayfaID=162


2. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kuruluşlarında Gönüllü Çalışmanın Esasları
Çocuklar, Yaşlılar, Engellilerle birlikte olma, onlarla etkileşim içinde olma, hem öğrenme hem öğretme şansı. Gönüllü çalışma için gereken vasıfları tanımlayan yönetmelik.
http://www.shcek.gov.tr/userfiles/pdf/Gonullu_Calisma.pdf



3. Başlıbaşına bir gönüllük süreci
http://www.kardesinisec.com/


3. Ekolojik Yaşam Kapısı- BUĞDAY -
Yaşamını sürdürürken diğer yaşamlarla uyum içerisinde ve ekolojik bütüne saygılı bireyler ve bu bireylerden oluşan bir toplum hayaliyle...
http://www.bugday.org/page.php?pageType=GonulluForm


4. İl Özel İdareleri ve Belediye Hizmetleri Gönüllülük Yönetmeliği
http://www.yayed.org.tr/genel/mevzuat_detay.php?kod=32

5. Anne Çocuk Eğitim Vakfı - AÇEV - Okul öncesi çocukların eğitim durumlarına ilişkin koşulların düzeltilmesi doğrultusunda çalışmalara başlayan bir vakıf. İşlevsel Yetişkin Okuryazarlığı ve Kadın Destek Programı gönüllü eğitimciler tarafından yürütülmekte; http://www.acev.org/content.php?id=30&lang=tr

6. KIZILAY_Afet dönemlerine gönüllü çalışma yapmak isteyenler için; http://subeyonetimi.kizilay.org.tr/onbasvuru.aspx


7. Darülaceze'de bizi bekleyen birileri vardır belki; http://www.darulaceze.gov.tr/bpi.asp?caid=225&cid=127


8. Biz bir gidelim onlar bin çiçek açsın http://www.zicev.org.tr/bagislar:gonullu

9. Deniz Kaplumbağalarının da bize gereksinimi var; http://www.ekad.org/gonullu.htm


10 Aradıkları becerilere sahipsek çok da hoş olabilir- Antalya Kent Müzesi http://www.antalyakentmuzesi.org.tr/index.php?Itemid=124&option=com_facileforms


11. Birleşmiş Milletler'de gönüllü çalışmak için; http://www.un.org.tr/index.php?ID=104&LNG=1


12. Toplum Gönüllüleri Vakfı'nda Gönüllü Çalışma Yönetmeliği
http://www.tog.org.tr/abs/templates/bos_sayfa.asp?articleid=150&zoneid=60



13. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı; Adım Adım Gönüllülük
http://www.tegv.org/cme/anmviewer.asp?a=45


14. Çevre katliamina HAYIR! HAYIR! HAYIR! diyorsanız
http://www.greenpeace.org/turkey/get-involved/volunteers


15. Türk Böbrek Vakfı Sosyal Komitelerinde Çalışmak için
http://www.tbv.com.tr/gonullucalis.asp


16. Kendi sözleriyle; "Herkesin yaşamda bir yolculuğu olduğunu düşünerek herkesin bir yolu, kendini gerçekleştirdiği bir “Patika”sı vardır. Bu patikalar zaman zaman başka insanların patikalarıyla birleşirler ve beraber yolculuk edilir. "
http://www.patikadayolculuk.com/gonullu-calisma.html

22 Ağustos 2009 Cumartesi

SORUN DEĞİL DURUM


KENDİMİZ İÇİN HAYAT DERSLERİ ÜÇBİNYİRMİALTI

Herhangi bir konuda yaşadıklarımızı nasıl algılayıp isimlendirdiğimiz çok önemli.
Hayatı nasıl yaşadığımızla ilgili bir şey.
Bize sıkıntı veren herşeyi sorun olarak algılıyoruz.
Hayallerimize ulaşmakta engel olan her şey, içimizi sıkan her şey, başaramadığımız her şey bizim için sorun.
Ve bu sorun çözülünceye kadar hayatımızdaki diğer konuları hep tali yaşıyoruz. Yani ikincil önemde.
Oysa belki de hayatımızın ilerleyişi bu alanlarda.
Belki bu alanlarda hayatı çok ıskalıyoruz.
Hayatın bir kısmını öncelikli bir kısmını önemsiz olarak niteleyip yaşadığımızda ise gerçeği, gerçekliği yitiriyoruz.
Artık tam algılanmayan, yüzer gezer bir düzlem içinde olup bitiyor hayatımızdaki olaylar ve yaşantılar.
Oysa herhangi bir konuda engellendiğimizde, başaramadığımızda, elde edemediğimizde, durağanlıkta ya da teleşta bunun bir sorun değil bir durum olduğunu düşünsek. Hayat biraz da durumlar ve anlar toplamı değil midir? Durum hayatın diğer konu, alan ve yaşantılarını olduğundan daha önemli ya da daha önemsiz kılmıyor. Diğer durumlar gibi bir durum. Biraz ya da çok cansıkıcı ama bir durum. Hayatın diğer alanlarındaki eğlenceyi, coşkuyu, anlamı kaybettirmeyen, önemsizleştirmeyen bir durum. Gececek bir durum. Ya da geçmeyecek. Konuya, olana ya da bize bağlı bir şey. Ama hayatın peşini bıraktırmayacak, duyguları kütleştirmeyecek, gerçekliği kaybettirmeyecek bir hal.
Gençlere bir de böyle bakmalarını öneririm.
Özellikle sınavlarda.
Aşklarda ve ayrılıklarda.

21 Nisan 2009 Salı

GÖNÜL GÖZÜYLE


Hayatım
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
Benim hayatım
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
Benim kendim için istediğim hayatım
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
...
Gönül gözünüzle hayatınıza bakabildiniz mi?
Kendiniz dahil kimseye kızmadan küsmeden akın.
Usul usul akan güçlü bir nehir gibi
hayat başka nedir ki

15 Ocak 2009 Perşembe

HAYALE KAPILAN KADINLAR


KENDİMİZ İÇİN HAYAT DERSLERİ İKİBİN ONÜÇ


Binbir çeşit hayallerle yetiştirildik hepimiz.
Daha çok, bir yuva kurma ve kendi beklentileri üzerine yönlendirdi annelerimiz bizi.
Bir kısmımız; işimiz, sanatımız, dünya seyehatleri üzerine hayaller kurduk gizli gizli. İnadına her kırıldığımızda, sıkıştığımızda hayallerimize sığındık. Annelerimiz gibi olmayalım diye uğraş verdik.
Ezilmeyelim, körelmeyelim, daralmayalım.
Diğer kadınlara da örnek olalım.
Kadınların kurtuluşunda parmağımız olsun.
İnsanlığa yararımız.
En çok da bu tür hayalleri olanlarımız mı kırıldı?
Yoksa hepimiz mi?Belki erkeklerden de hayali kırılan çok oldu.
Sümüklü bir oğlandan bir prens bir kral, saçaklı bir kızdan da bir prenses ve bir kraliçe hayal ettik.
Sümüklü oğlanı sümüklü haliyle sevsek ne olurdu?
Saçaklı kızı saçağıyla sevseler?
"Neden Prens ?" diye sormadık.
Balıklama daldık annelerimizin bizler için uygun bulduğu şablonun parlatılmış masalına.
Hayatın üzerine hayal kuramadık.
Hayalin üzerine hayat kurmaya kalktık.
Hayal kurmak güzel,
Hayale dalmak pek de iyi değil
Hayale kapılmak, işte bu biz kadınlar için tehlikeli.
Hayallere kapıldık;
Masallar masal çıktı.
Prensler sümüklü,
iş dünyası acımasız.
Çocuklarımız ilgisiz.
Hayaller suya yazılan yazılar. Hergün yeniden yeniden kurmak zorunda olduğumuz. Oysa hayat öyle bir şey değil.
Başladıklarının üzerine usul usul bina edilir.
Hayal zengindir diye bilinir ama bizim bilgilerimiz kadar sınırlı bir zenginliği var. Hayatsa sınırsız.
Hayal hayata güvensizliği artırıyor.
Hayallerimizde yıldızlara dokunalım, kralla evlenelim, çocuklarımız mükemmel olsun ama hiç değilse hayatı da bir parmağımızla itelim.
Dışarda gürül gürül akan; içinde kavun karpuz kabuklarını, pet şişeleri, barındıran ama kendini temize çekebilen bir hayat akıp gidiyor.
Hayal kuralım ama hayatla bağlantılı, onu unutturmayan, bizi kendi içimizde kaybettirmeyen, uyuşturmayan küçücük sorunlarla baş etmekten yoksun bırakmayanlardan olsun hiç değilse .
Yoksa hayal içinde kaybolacağız kimimiz.